TED Ankara Koleji’nde sıradan bir gündü. Bazı sınıflar sınavda, diğer
öğrenciler dersteydi. Teneffüs zili çalınca çocuklar teneffüse çıkıyorlar, ders
zili çalınca sınıflarına gidiyorlardı. Öğle saatlerine doğru bir hareketlilik
oldu. Herkes Kolej Sokağı’na gidiyor, bazı öğrenciler “Ne var, ne var,” diyor,
diğer öğrenciler de “Beren Saat gelmiş, Beren Saat gelmiş,” diye
fısıldaşıyorlardı. Bütün öğrenciler ve öğretmenler imza istiyordu. Beren Saat
ise büyük bir sabırla herkese tek tek imza veriyordu. Daha sonra, Beren Saat’in
lisedeki sınıf öğretmeni Metin Öğretmen gelip, onu karşıladı.
Beren Saat: “Hocam, ben bu güzel okuluma borcumu ödemeye geldim.” dedi.
Metin Öğretmen: “Yok kızım, ne gerek var, sen kendi emeğinle kazandın o
oyunculuk yarışmasını.” dedi.
Beren Saat: “Hocam, ben de emek harcadım ama siz de bana çok emek
harcadınız. Hem benim bir projem var, size danışmaya geldim. ” dedi.
Metin Öğretmen: “ Nasıl bir projeymiş bu? ”diye sordu.
Beren Saat: “Hocam, ben, okuluma ve öğretmenlerime minnettarlığımı
göstermek için “Dünyadaki Barış” adında bir oyun hazırlamak istiyorum.” dedi.
Metin Öğretmen: “Bu çok iyi bir fikir, zaten çocukların drama dersleri
var. Bir sınıfa girip hazırlayabilirsin.” diye cevapladı.
Beren Saat: “Yok hocam, sadece bir sınıfa değil…” derken Metin Öğretmen
Beren Saat’in sözünü keserek, “Ben seni anladım, istersen birkaç sınıfla da
yapabilirsin. ” dedi.
Beren Saat: “Hayır hocam, ben bütün okulla yapmak istiyorum. Çalışanlar
da dâhil. Yani bazıları sahneye çıkamasa bile ışık, dekor, kostüm işlerinde görev
alacaklar.” dedi.
Metin Öğretmen şaşkınlıkla: ”Yani bütün öğrenciler mi görev alacak?” diye
sordu.
Beren Saat: “Hayır öğretmenim, öğrenciler, öğretmenler ve diğer bütün
çalışanların katılmasını, bir rol veya bir görev almasını tasarlıyorum.
Kolejliler’in hepsi bu projeye katılacak.” dedi.
Metin Öğretmen: “Başarabilecek miyiz acaba?” diye sordu.
Beren Saat kendinden emin bir şekilde: “Başarırız hocam. Kolejliler her şeyin
üstesinden gelir.” dedi.
Daha sonra çok çalışıp, çok güzel bir gösteri hazırladılar. Birkaç ay
sonra çok güzel bir gösteri sundular. Bir süre sonra ünleri Ankara’ya,
Türkiye’ye ve en sonunda dünyaya yayıldı. Önceleri Türkiye’den, daha sonraları
ise farklı ülkelerden televizyon ekipleri gelip röportajlar yaptılar,
programlar hazırladılar. Bütün dünya öğretmenler, öğrenciler ve okul
çalışanlarından oluşan bu harika ekibi hayranlıkla izledi. Artık, tıpkı Beren
Saat gibi hepsi de dünyaca ünlü birer yıldız olmuştu. Kolejliler, bir yandan
konusu barış olan oyunu sergilerken onları izleyenlere çok önemli mesajlar
veriyor, bir yandan da bu eşsiz çalışma sırasında kardeşlik, dostluk ve
dayanışmayı doya doya yaşıyorlardı.
Aradan aylar geçti. Kolejliler iyice ünlü olmuşlardı. Artık muhteşem
oyunlarını davet edildikleri her yerde ustaca sergiliyorlardı. Beren Saat’ten
ayrılma vakti de gelmişti. En sonunda vedalaşırken Beren Saat, “Sizinle
birlikte bu güzel gösteriyi hazırlayıp, sunmak çok güzeldi. Artık siz ünlü
olduğunuza göre, şimdi de benim sizden imza almam gerekiyor.” deyip herkesten
tek tek imza aldı.
SON
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder