6 Aralık 2017 Çarşamba

BİR SİNEMA KULÜBÜ MACERASI


Şubat tatili yeni bitmişti. Tatilden bir sonraki gün blok derste Sinema Kulübü’ne gidecektik. Sinema Kulübü’nü hepimiz çok seviyorduk. Müjgân Öğretmen de hep bizim ilgimizi çekecek filmler seçiyordu. Sınıfa gittiğimizde öğretmenimiz çoktan gelmişti. Ama içeriye giren şaşırıp kalıyordu. Sınıfın ortasında kocaman, aşırı büyük, hiçbir zaman kullanmayacağımız, çok parlak, gökkuşağı renklerinde gereksiz yere konulmuş bir dolap duruyordu.
Dolabın neden konulduğu konusunda her kafadan bir ses çıkıyordu. Kimisi içinin kitap dolu olduğunu söylüyor, kimisi de sonunda okula getirdiğimiz topları koyacak bir yerimiz olacağı için seviniyordu. Sınıfımızın yaramazı olan Ahmet de her zamanki gibi iş başındaydı.
Ahmet: “Arkadaşlar, ben şu kocaman dolabın içine girip öğretmeni korkutayım. Zaten çok da büyük bir dolapmış.” dedi. Dolaba girdi. Aradan epey zaman geçti, ama Ahmet ortada yoktu.
Nil: “Öğretmenim, Ahmet sizi korkutmak için şu dolabın içine girdi, ama bir türlü çıkmadı. Ben de en iyisi dolaba girip onu çıkarayım. ”dedi.
Nil de dolaba girdi. Beş-on dakika boyunca bekledik, ama ikisi de geri dönmedi.
Sırasıyla Elif, Defne, Lara, Kaan, Berk, Emir, Ada, Buse, Can Selin, Ali, Ege, Emre ve Deniz de girdi. Ama hiçbiri dışarı çıkmıyordu. Son kişi olarak, biraz merak, biraz da korkuyla, ben de dolaba girdim. İçerisi çok karanlıktı. Göz gözü görmüyordu. Sonra “Suzaaaaaan” diye bir fısıltı, hırıltı gibi bir ses geldi. Omuzumda soğuk bir el hissettim. Bu kesinlikle bir mumya eli olmalıydı.
Sonra o soğuk el “pat pat pat” omzuma vurunca “Aayyyy!” diye haykırarak gözlerimi açtım, meğer ben film izlerken uyuyakalmışım. O soğuk el de Defne’nin eliymiş. Öğretmenimiz de benim uyuduğumu anlamış. Ama anlamamazlıktan gelmiş, uzaktan gülümseyerek beni izliyormuş! Ben bağırarak uyanınca arkadaşlarım da gülmeye başladılar. Ahmet kulağıma eğilerek “Film sıkıcı olsa bile Sinema Kulübü hep eğlenceli oluyor,” dedi. Biraz utansam da, ben de gülmeye başladım.
Sonra filmin devamını izledik. Tabii ben başını kaçırdığım için pek bir şey anlamadım. Film bittiğinde zil çaldı. Arkadaşlarım kendi sınıflarına giderken hâlâ beni anlatıp gülüyorlardı.

SON

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder