6 Aralık 2017 Çarşamba

MATEMATİK OLİMPİYATLARI

Bir gün TÜBİTAK’ın “Matematik Olimpiyatları” düzenlediğini duydum. Bunu her sene yapıyorlardı. Ben de küçük bir grup kurup katılabileceğimizi düşünüp sınıfla paylaştım. Herkes bu fikrimi çok beğenmişti. Hemen bir grup kurduk. Grupta Zeynep, Emir, Naz, Doruk ve ben vardım. Beş kişilik bir grup kurmuştuk.
 TÜBİTAK bunu her sene düzenlediği için önceki yılların sorularını çözmeye başladık. 2003, 2004, 2005 ve 2006’nın sorularını çözdük. 2007’nin sorularını çözerken 8. sorusunda takıldık. Gerçekten çok zor bir soruydu. Satranç oynarken o sorunun cevabını düşünüyorduk. Ama bir türlü bulamıyorduk.
Birdenbire bir adam çıktı karşımıza. Ben bu adamı bir yerden tanıyordum ama “Nereden” diye düşünürken Müjgân Öğretmen’in TED’den eski bir öğrencisi olduğunu hatırladım. Bir gün onu sınıfa davet edip onunla tanıştırmıştı.  
Müjgân Öğretmenin öğrencisi: “Ne yapıyorsunuz çocuklar?” diye sordu.
Ben de hemen: “TÜBİTAK’ın Matematik Olimpiyatları’na katılmak için soru çözüyorduk ama bir soruda takıldık. Çok zor bir soru var. Onu çözmeye çalışıyoruz. ” dedim.
Müjgân Öğretmenin öğrencisi de: “Çocuklar unuttunuz mu? Ben matematikçiyim, hemen size o soruda yardımcı olabilirim.” dedi.
                Hemen o soruyu çözdü. Nasıl çözüleceğini de anlattı. Bizim çok çalışkan olduğumuzu görünce bizi çalıştırabileceğini söyledi. Biz de kabul ettik.
                Bir ay boyunca 2008’in, 2009’un, 2010’un, 2011’in sorularını ve diğer bütün soruları çözdük.
                Olimpiyatlara çok iyi hazırlanmıştık. Yarışacağımız gün çabucak gelmişti. İlk dört aşamayı geçmiştik.
                Beşinci aşamada finalistler belirecekti. Biz TED grubu olarak katılmıştık. Bizimle beraber dört kişi daha katılmıştı. Süperler grubu, Muhteşemler grubu ve Harikalar grubu elenmişti. Geriye biz ve Müthişler grubu kaldık.
                Beşinci aşamaya geçmeden önce bir mola verildi. Biz de susadığımız için su satın almaya giderken Müthişler grubu önümüzü keserek “Biz sizi yencez ezikler!” dediler. Önce biraz sinirlenmiştik ama onların daha Türkçeyi bile doğru düzgün konuşamadıklarını söyleyerek arkadaşlarımı teselli ettim. Suyumuzu da alıp içtikten sonra beşinci aşamaya geçtik.
                İlk yedi soru çok kolaydı. Sekizinci soruda onlar biraz takılmış gibiydiler ama biz hızlıca cevabı vererek puanı aldık. Bu şekilde yirminci soruya kadar geldik ve kazananı belirlemek için beklemeye başladık. Aslında puanlara göre bizim kazanacağımız belliydi ama biz yine de heyecanlanıyorduk.
                Uzun bir bekleyişten sonra, sonunda kazandığımızı açıkladılar. Ödül olarak da bize büyük bir altın kupa verdiler. Çıkışta Müthişler grubu gelip bize ezik dedikleri için özür dilediler ama ben: “Zaten rakiplere heyecandan öyle sözler söylendiği için umursamadık.” dedim. En sonunda da bizi tebrik edip gittiler. Biz de onları tebrik ettik ve mutlu bir son ile bir yarışmayı geçmiş olduk. Müjgan Öğretmen de tüm öğrencileriyle gurur duydu.

SON

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder