Bir gün
TÜBİTAK’ın “Matematik Olimpiyatları” düzenlediğini duydum. Bunu her sene
yapıyorlardı. Ben de küçük bir grup kurup katılabileceğimizi düşünüp sınıfla
paylaştım. Herkes bu fikrimi çok beğenmişti. Hemen bir grup kurduk. Grupta
Zeynep, Emir, Naz, Doruk ve ben vardım. Beş kişilik bir grup kurmuştuk.
TÜBİTAK bunu her sene düzenlediği için önceki
yılların sorularını çözmeye başladık. 2003, 2004, 2005 ve 2006’nın sorularını
çözdük. 2007’nin sorularını çözerken 8. sorusunda takıldık. Gerçekten çok zor
bir soruydu. Satranç oynarken o sorunun cevabını düşünüyorduk. Ama bir türlü
bulamıyorduk.
Birdenbire bir
adam çıktı karşımıza. Ben bu adamı bir yerden tanıyordum ama “Nereden” diye
düşünürken Müjgân Öğretmen’in TED’den eski bir öğrencisi olduğunu hatırladım. Bir
gün onu sınıfa davet edip onunla tanıştırmıştı.
Müjgân
Öğretmenin öğrencisi: “Ne yapıyorsunuz çocuklar?” diye sordu.
Ben de hemen:
“TÜBİTAK’ın Matematik Olimpiyatları’na katılmak için soru çözüyorduk ama bir
soruda takıldık. Çok zor bir soru var. Onu çözmeye çalışıyoruz. ” dedim.
Müjgân
Öğretmenin öğrencisi de: “Çocuklar unuttunuz mu? Ben matematikçiyim, hemen size
o soruda yardımcı olabilirim.” dedi.
Hemen o soruyu çözdü.
Nasıl çözüleceğini de anlattı. Bizim çok çalışkan olduğumuzu görünce bizi
çalıştırabileceğini söyledi. Biz de kabul ettik.
Bir
ay boyunca 2008’in, 2009’un, 2010’un, 2011’in sorularını ve diğer bütün
soruları çözdük.
Olimpiyatlara
çok iyi hazırlanmıştık. Yarışacağımız gün çabucak gelmişti. İlk dört aşamayı
geçmiştik.
Beşinci
aşamada finalistler belirecekti. Biz TED grubu olarak katılmıştık. Bizimle
beraber dört kişi daha katılmıştı. Süperler grubu, Muhteşemler grubu ve
Harikalar grubu elenmişti. Geriye biz ve Müthişler grubu kaldık.
Beşinci
aşamaya geçmeden önce bir mola verildi. Biz de susadığımız için su satın almaya
giderken Müthişler grubu önümüzü keserek “Biz sizi yencez ezikler!” dediler.
Önce biraz sinirlenmiştik ama onların daha Türkçeyi bile doğru düzgün
konuşamadıklarını söyleyerek arkadaşlarımı teselli ettim. Suyumuzu da alıp
içtikten sonra beşinci aşamaya geçtik.
İlk
yedi soru çok kolaydı. Sekizinci soruda onlar biraz takılmış gibiydiler ama biz
hızlıca cevabı vererek puanı aldık. Bu şekilde yirminci soruya kadar geldik ve
kazananı belirlemek için beklemeye başladık. Aslında puanlara göre bizim
kazanacağımız belliydi ama biz yine de heyecanlanıyorduk.
Uzun
bir bekleyişten sonra, sonunda kazandığımızı açıkladılar. Ödül olarak da bize
büyük bir altın kupa verdiler. Çıkışta Müthişler grubu gelip bize ezik
dedikleri için özür dilediler ama ben: “Zaten rakiplere heyecandan öyle sözler
söylendiği için umursamadık.” dedim. En sonunda da bizi tebrik edip gittiler.
Biz de onları tebrik ettik ve mutlu bir son ile bir yarışmayı geçmiş olduk.
Müjgan Öğretmen de tüm öğrencileriyle gurur duydu.
SON
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder