Bu
kitabı 5-6 günde bitirdim. Gerçekten çok akıcı yazıyor İpek Ongun. Gerçi birkaç
sayfada tarihi yanlış yazmış ama sonuçta 425 sayfalık bir kitap yazıyor. Gene
de her yerde sürekli ‘hayretlerim şaştı’ demesi, yani Türkçe’yi yanlış
kullanması beni üzdü. Aynı zamanda çoğunlukla ‘Burada olmamak için nelerimi
vermezdim’ , ‘Bunu yapmak için nelerimi vermezdim’ ya da ‘Oraya gitmek için
nelerimi vermezdim’ gibi sürekli aynı sözü tekrar etmesi insanı rahatsız
ediyor. Ama hiç kimse bu akıcılık konusunda bir kusur bulamaz diye düşünüyorum.
Ayrıca çok da düşündürücü bir kitap. Meslek seçimi konusuna yoğunlaşmıştı bu
kitapta yazarımız ve bazı konulara değiniyordu: Örneğin, kendi sevdiğimiz bir
işi yapmak ya da kendi sevdiğimiz olduğu kadar da yeteneklerimiz doğrultusunda
seçim yapmamız gerektiği, ailelerimizin fikirlerine kulak verip, düşünüp, en
sonunda diğer kriterlere uygun bir meslek seçmemiz gerektiğini yazmıştı. Çok da
doğru. Daha yaşım küçük olmasına rağmen ben de düşündüm. Elektrik elektronik
mühendisi olmak istiyorum ve gerçekten de çok severek yapacağım bir iş
olacağını, yeteneklerimin uyduğunu ve annem beni meslek seçiminde zorlamıyor
ama iyi bir prestiji ve geliri olması gerektiğini söylüyor çok da haklı
olduğunu düşünüyorum. Bu şekilde hem bütün kriterleri düşünüyor hem de
istediğim mesleği daha da çok istiyorum. Bu açıdan çok güzel bir kitaptı. Bütün
arkadaşlarıma (ama kızlara çünkü erkeklerin pek seveceğini sanmıyorum J) tavsiye ediyorum…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder