22 Ocak 2018 Pazartesi

KİTAP YORUMLARIM-Gölgemle Sisli Yarışım/Zeynep Özer

Bu kitabı geçen sene arkadaşım yazdı. Gerçekten çok felsefik yazmış. Bu nedenle arkadaşımı kutluyorum. İçeriği de çok güzeldi. Umarım başka kitaplarını da okuruz…

KİTAP YORUMLARIM-Yaş On Yedi/İpek Ongun

Çok üzücü olmakla beraber, okul muhabbetleri çok eğlenceli ve iç açıcıydı. ‘Bir Genç Kızın Gizli Günlüğü 2’nin yorumunda da yazdığım gibi sürekli annesinin ölümünden bahsetmesi hiç güzel değildi ama o konunun da tatlıya bağlanması çok hoş oldu. Ama bir ara Keriman adındaki kızın sevgilisiyle trene atlayıp kaçmaya çalışmaları ve onları son dakikada durdurmaları hiç hoş değildi. Sanki o yaştaki gençlere ‘Sevgilinizle otobüse binip şehir dışına kaçabilirsiniz’e benzer bir mesaj vermeye çalışıyormuş gibi olmuş. Gerçi sonunda öğretmeni ve arkadaşları durdurdular ama gene de çok iyi olmamış. Aynı zamanda kopya çekmekle ilgili bir bölüm vardı. Serdar adındaki bir çocuk, ailesinde olan bazı problemlerden dolayı fiziğe çalışamamış. Bu nedenle de kopya çekmiş. Ama arkadaşı Bahar, onu teselli ederken, ‘Sen isteyerek kopya çekmemişsin ki, çekmek zorunda kalmışsın. Bu yüzden canını sıkma.’ diyor. Bu da gençlere Üniversite Sınavı’nda yüksek puanlı bir yer istiyorlarsa son sınıfta puanları yüksek tutmaları gerektiği için kopya çekmek olabilir demeye çalışmış gibime geldi, bu da beni çok rahatsız etti. Ama sonunu çok güzel bağlamışlar. Çok güzeldi. 

KİTAP YORUMLARIM-Bir Genç Kızın Gizli Defteri 3 Kendi Ayakları Üstünde/İpek Ongun

Bu kitabı 5-6 günde bitirdim. Gerçekten çok akıcı yazıyor İpek Ongun. Gerçi birkaç sayfada tarihi yanlış yazmış ama sonuçta 425 sayfalık bir kitap yazıyor. Gene de her yerde sürekli ‘hayretlerim şaştı’ demesi, yani Türkçe’yi yanlış kullanması beni üzdü. Aynı zamanda çoğunlukla ‘Burada olmamak için nelerimi vermezdim’ , ‘Bunu yapmak için nelerimi vermezdim’ ya da ‘Oraya gitmek için nelerimi vermezdim’ gibi sürekli aynı sözü tekrar etmesi insanı rahatsız ediyor. Ama hiç kimse bu akıcılık konusunda bir kusur bulamaz diye düşünüyorum. Ayrıca çok da düşündürücü bir kitap. Meslek seçimi konusuna yoğunlaşmıştı bu kitapta yazarımız ve bazı konulara değiniyordu: Örneğin, kendi sevdiğimiz bir işi yapmak ya da kendi sevdiğimiz olduğu kadar da yeteneklerimiz doğrultusunda seçim yapmamız gerektiği, ailelerimizin fikirlerine kulak verip, düşünüp, en sonunda diğer kriterlere uygun bir meslek seçmemiz gerektiğini yazmıştı. Çok da doğru. Daha yaşım küçük olmasına rağmen ben de düşündüm. Elektrik elektronik mühendisi olmak istiyorum ve gerçekten de çok severek yapacağım bir iş olacağını, yeteneklerimin uyduğunu ve annem beni meslek seçiminde zorlamıyor ama iyi bir prestiji ve geliri olması gerektiğini söylüyor çok da haklı olduğunu düşünüyorum. Bu şekilde hem bütün kriterleri düşünüyor hem de istediğim mesleği daha da çok istiyorum. Bu açıdan çok güzel bir kitaptı. Bütün arkadaşlarıma (ama kızlara çünkü erkeklerin pek seveceğini sanmıyorum J) tavsiye ediyorum…

KİTAP YORUMLARIM-Bir Genç Kızın Gizli Defteri 2 Arkadaşlar Arasında/İpek Ongun

Çok güzel bir kitaptı. Konusu da çok güzeldi. Ben bu kitabı okurken aynı zamanda İpek Ongun’un ‘Yaş On Yedi’ adlı kitabını da okudum. O kitabı arkadaşım tavsiye etmişti. Ben de alıp okudum. Ama bu iki kitapta da kızların anneleri hasta oluyor. Bu kitapta annesi lösemi, diğer kitapta ise annesi beyin kanamasından vefat ediyor. İpek Ongun’un sürekli bu konudan bahsetmesi hiç hoşuma gitmedi. Belki annesi ölmüş olan çocuklara iyilik olsun diye, yani sadece sizin anneniz değil, başkalarının da anneleri ölebiliyor demeye çalışmış ama bana kalırsa çocuklar bu şekilde yorumlayamayabiliyor. Mesela ben, sürekli ağlayıp durdum. Hem de çok şükür annemle yaşamama rağmen. Kim bilir annesi ölmüş olan çocuklar nasıl üzülüyordur. Bu nedenle keşke bu konuyu çok fazla açmasaymış diye düşünüyorum. Ama onun dışında kitap çok güzeldi. O yüzden en kısa zamanda serisini okumaya çalışacağım.

KİTAP YORUMLARIM-Bir Genç Kızın Gizli Defteri 1/İpek Ongun

Tek kelimeyle muhteşem bir kitaptı. İpek Ongun’un bu serisini 6. Sınıftaki birçok arkadaşım okuyordu. Çok güzel bir seri olduğunu söylediler. Ben de bunun üzerine yaz tatilinde alıp okumaya karar verdim. Gerçekten de çok güzelmiş. Kitapta beni tek rahatsız eden şey ‘kuzen’ yerine ‘kuzin’ yazmasıydı. Onun dışında anlatım biçimine bayıldım. Kitabın konusu da zaten harikaydı. Bu nedenle hemen 2.’sini de aldım. Şu anda okuyorum. Ayrıca geçen sene arkadaşlarım İpek Ongun’un ‘Yaş On Yedi’ adlı kitabının da çok güzel olduğunu söylediğinden hemen gidip aldım. Şu anda o iki kitabı okuyorum.

KİTAP YORUMLARIM-Peter Pan/J. M. Barrie

Aslında çok çocukça bir kitaptı ama küçükken okumadığım için, okumaktan da zarar gelmeyeceği için okudum. En başta belki filmlerdekinden farklıdır diye okumaya başladım ama filmlerdekiyle aynıydı. Genelde kitaplar daha güzel, ama filmlerde konu değiştirilip daha farklı olduğu için filmler kitaplardan daha kötüdür. Bu sefer böyle olmadı ama sonunu daha önceden hiçbir filmde görmedim. Wendy’nin çocukları ve onun çocukları da Düşler Ülkesi’ne gitmek isteyip gitmeleri ve böylece sonsuza kadar sürmesi… Çok güzel bir sondu. 

KİTAP YORUMLARIM-Heidi/Johanna Spyri

Bu kitabı küçükken daha 2. Sınıftayken okumaya başlamıştım ama sıkılıp bırakmıştım. Daha sonra dizisi çıkmıştı ve arada sırada izleyecek bir şey bulamayınca izlerdim. Bir ara filmini de izlemiştim sanırım. Hepsini de annem bana tavsiye etmişti. İyi ki de tavsiye etmiş. Neyse bu nedenle konuyu ezbere biliyordum. Ama çok güzel bir hikâye olduğundan okudum. Ve gene çok sevdim. En sevdiğim kitaplar arasına girdi diyebilirim ama en en en çok sevdiğim kitap 3. Sınıftan beri Matilda olmuştur ve büyük bir ihtimalle de öyle kalacak…

KİTAP YORUMLARIM-Demir Yolu Çocukları/Edith Nesbit

Bu kitabı da çok beğendim. Galiba bu kitabı daha önce okumuştum çünkü bana çok tanıdık geldi. Çok ama çok güzel bir kitaptı. Muhteşemdi.

KİTAP YORUMLARIM-Pollyanna/Eleanor Porter

Bu kitabı küçükken okumuştum ama unutmuştum. Bu nedenle tekrar okudum. Gerçekten de çok güzeldi. Ama birçok hata vardı. Örnek: “her zaman ki”. Onun dışında neredeyse bütün –de/de ekleri ve bağlaçları yanlış yapılmıştı. Kitabı okurken birleşik olduğu çok belli bir sözcük bile bir ek gibi ayrılmıştı. Yani hata olmadığı, yani yanlışlıkla basılmış olmadığı anlaşılıyordu. Ama şu anda hatırlamıyorum. Kitaba da göz gezdirdim ama bulamadım. Keşke o anda not etseydim. Ama çok da güzel bir kitaptı. Muhteşem bir konusu vardı.

KİTAP YORUMLARIM-Küçük Prenses/F. H. Burnett

Çok güzel bir kitaptı. Klasik olmasına rağmen daha çok kızlara hitap ediyordu açıkçası. Bu nedenle bütün kız arkadaşlarıma tavsiye ediyorum. Herkes mutlaka okumalı. En başları çok güzel iç açıcıydı ama Sonra Sara Crewe’ün babası vefat edince her şey altüst oluyor. Ama en sonu çok güzel bitti. Kitabın sonlarına doğru, kızı aramaya başladıklarında sonunu kısmen tahmin ettim ama kitabın başlarında kesinlikle aklıma gelmezdi babasının arkadaşı ile yaşayıp, eskisinden zengin olacağı...  Çok güzeldi. 

KİTAP YORUMLARIM-David Copperfield/Charles Dickens

Çok güzel bir kitaptı. Tek kelimeyle müthişti. Ama bir o kadar da üzücüydü. Hemen bir günde bitiverdi. En sonunda da çok güzel bitti. Açıkçası ortalarına geldiğimde Agnes ile evleneceğini düşündüğüm için sonu çok da garip gelmedi ama Dora’nın öleceği aklıma hiç gelmemişti. Bütün arkadaşlarıma tavsiye edeceğim bir kitap bu. Zaten kuzenime de tavsiye ettim. Gerçekten muhteşemdi. 

KİTAP YORUMLARIM-Bay ve Bayan Kıl/Roald Dahl

Roald Dahl’ın bütün kitapları olduğu gibi, bu da muhteşemdi! Bu kitabı aldığım akşam, bir-bir buçuk saat içinde bitirdim. Gerçi çok uzun değildi, hatta kısaydı ama kitap insanı sarıyor resmen. Roald Dahl kesinlikle çok başarılı bir yazar.

KİTAP YORUMLARIM-Huckleberry Finn’in Maceraları/Mark Twain

Bu kitap bu seneki zorunlu İngilizce kitabıydı. İngilizce olanını bir gün de bitirdim. Çok güzeldi. O nedenle hemen Türkçesi’ni aldım ve okudum. İngilizce olanı çok kısaltmışlardı ama Türkçesi daha güzeldi çünkü daha az kısaltılmıştı. Aynı zamanda da tam versiyonunu yani hiç kısaltılmamış olanını da okuyorum. Ama kısa olan kitapta bir yerde hata yapılmıştı. Huck’un babası yerine sürekli amcası deniliyordu. Huck’un babası olduğundan da eminim çünkü hem İngilizce’sinde hem de uzun olan Türkçe’sinde babası diye anlatılıyordu.  Tabii ki en güzeli şu anda okuduğum uzun olanı…

KİTAP YORUMLARIM-Küçük Prens/Antoine de Saint-Exupery

2. ya da 3. sınıftayken, okumaya başladığımda bana çok sıkıcı gelmişti çünkü hiçbir şey anlamamıştım ama bu sene anladım ve hop diye bitti. Ben o zamana bakarak bu sene de büyük bir ihtimalle okumam diye düşünmüştüm ama yanılmışım. Bu nedenle 5. sınıftaki zorunlu kitap olan ‘3 Silahşörler’i tekrar okumayı planlıyorum. O zaman bana çok sıkıcı gelmişti ama belki bu sene daha eğlenceli gelebilir. Neyse, konuyu okurken daha ilginç olacağını düşünmekle beraber, eğlenceli ve değişikti.  Bu nedenle aldığım İngilizce Küçük Prens’i hemen okuyacağım.  

KİTAP YORUMLARIM-Kaptan Grant’ın Çocukları/Jules Verne

Bu kitabı bana annem geçen sene tavsiye etmişti ama sınavlar ve ödevler üst üste geldiği için okuyamamıştım. O nedenle yaz tatiline girer girmez okudum. Gerçekten çok güzel ve heyecanlıydı ama her bölümün başındaki açıklayıcı başlıklar nedeniyle bölümün sonunda ne olduğu anlaşılıyordu. Örneğin ‘Duncan’la Karşılaşılıyor’ , ‘Kaptan Grant Bulunuyor’ gibi olduğu için heyecanı kaçsa da macera dolu bir kitaptı. Ne de olsa Jules Verne’in kitabıydı!

KİTAP YORUMLARIM-80 Günde Dünya Turu/Jules Verne

2-3 yıl önce 80 Günde Dünya Turu’nun filmini izlemiştim. Bu nedenle sonunu biliyordum, ama sanki sonunu bilmiyormuşum gibi heyecanla okuyup bitirdim. Aslında filmle aynı olmayan bazı yerleri vardı. Filmi bayağı bir değiştirmişler, ama kitap kesinlikle daha güzeldi.

KİTAP YORUMLARIM-Denizler Altında Yirmi Bin Fersah/Jules Verne

Muhteşem bir kitaptı. Jules Verne’in kitaplarına bayılıyorum. Kurgusu müthişti. Ama sürekli ‘Ne var ki’ sözü kullanılmıştı. Bu beni çok rahatsız etti. Onun dışında dediğim gibi muhteşem bir kitaptı. En kısa zamanda başka kitaplarını da okuyacağım.

KİTAP YORUMLARIM-On Küçük Zenci/Agatha Christie

Agatha Christie hikâyelerine bayılırım. Daha önce Cinayetler Oteli’ni okudum. Çok da güzel bir kitaptı. Kuzenime de tavsiye ettim, o da hemen okudu ve çok beğendiğini söyledi. Dediğim gibi Agatha Christie’nin kitapları çok güzeldir ama bu kitapta birçok yazım hatası buldum, hem de sık sık. En başlarda birkaç tane hata yapılmıştı. Daha sonra ‘Blore’ yerine ‘Bloke’, bir iki sayfa ileride ‘endişe’ yerine ‘enşide’, Beş altı sayfa sonra ise ‘ağır  ağır’ değil ‘ağtr ağır’ yazılmıştı. Birkaç sayfa ilerisinde ise ‘Armstrbng’ yazılmıştı. Bu beni çok rahatsız etti. Onun dışında çok güzel, korkunç ve heyecanlıydı. Geçen sene ‘Cinayetler Oteli’ ile birlikte aldığım ‘Ölüm Saatleri’ kitabını okumaya hâlâ fırsat bulamadım ama en kısa zamanda okumayı düşünüyorum. Yazım yanlışları dışında dediğim gibi muhteşemdi. Şiire göre teker teker ölmeleri çok dehşet vericiydi. En sonunda da Yargıç Wargrave’in katil olduğu çıkması çok değişikti. En beklenmedik kişiydi kitapta. Ama yargıcın ölümü çok mantıksızdı zaten. Tam bir Agatha Christie hikâyesi gibi bitti. Anneme ve anneanneme de tavsiye ettim bu kitabı. Çok ama çok güzeldi.

KİTAP YORUMLARIM-Boşlukta Yaşam/Timothèe de Fombelle

Kitap en başta çok sıkıcıydı. Kitapta bölümler çok karışık yazılmıştı. Diğer konuya nasıl geçtiğini anlamak için çok çaba harcamak gerekiyordu. Hatta bazen anlaşılmıyordu bile. Sürekli aynı betimlemeler vardı. Bir sonuca bir türlü varamıyordu. Hep ‘Dalların üstünden atladı. Yapraklardan kayarak geçti. Hopladı, zıpladı, düşecek diye çok korktu.’ deyip durdu. Sonuca varamıyordu yani. Konu 70. sayfada yeni başlıyordu. Normalde konunun en fazla 2. ya da 3. bölümde başlaması gerekir diye düşünüyorum. İnşallah seneye daha güzel bir kitap verilir.

KİTAP YORUMLARIM-Geleceği Görme Ortaklığı/Tolga Gümüşay

Bu kitap da çok güzeldi. En başta kitabın başlığıyla kitabın içindekilerinin farklı ve anlamsız olduğunu düşündüm ama sonradan kitabın anlatım biçimi ve içindeki kısa hikâyeler nedeniyle kitabı üç-dört gün içerisinde bitirdim. En çok ilgimi çeken hikâye ise ‘Geleceği Görme Ortaklığı’ oldu, çünkü konusu çok ilginç geldi. Bu kitabı kuzenlerime kesinlikle tavsiye etmeyi planlıyorum.

KİTAP YORUMLARIM-Olmayan Ülke/Ahmet Ümit

Çok güzel bir kitaptı. Zaten ben Ahmet Ümit’in kitaplarına bayılıyorum. Örneğin geçen sene okuduğumuz ‘Masal Masal İçinde’ adlı kitap da muhteşemdi. Çok akıcı bir dili olan Ahmet Ümit’in başka kitaplarını da okumayı planlıyorum.

KİTAP YORUMLARIM-35 Kilo Tembel Teneke/Anna Gavalda

Kitap sürükleyiciydi ama çok fazla argo içeriyordu. Çocukların sürekli sigara ve içki içmesi hoşuma gitmedi. Konusu ilgimi çekti çünkü ben de icatlar yapmak istiyorum. Bazı paragraf başları unutulmuştu.

KİTAP YORUMLARIM-Kayıp Rüyacı/Aslı Der

Kitabın konusu çok ilginçti ama bazı yerlerde konu biraz yavaş ilerledi. Bazı paragraf başları unutulmuştu ve birkaç tane yazım hatası gördüm: "payetli parlak elbise", "uyku bile uyumadan", "turkuvaz" ve "ciddi bir yüzle" yerine "ciddi biz yüzle" yazılmıştı.

KİTAP YORUMLARIM-Süper Gazeteciler 1/Aytül Akal

Güzel bir kitaptı ama anlatımı biraz sıkıcı geldi.

KİTAP YORUMLARIM-Matilda/Roald Dahl

      Matilda muhteşem bir kitaptır. İlk olarak 3. Sınıftayken okumuştum daha sonra en az beş kez okumuşumdur. Bu yaz tatili için de zorunlu kitap olarak seçildiği için çok sevindim. Zaten en sevdiğim kitaptır. Zaten Roald Dahl’ın bütün kitapları çok güzeldir. Örneğin; Cadılar, Sevimli Koca Dev ve Charlie’nin Çikolata Fabrikası kitapları en sevdiğim beş kitap içerisindedir. Kitabı yine heyecanla okuyup bitirdim.

KİTAP YORUMLARIM-Cinayetler Oteli/Agatha Cristie

Kitap Özeti

Kitap Adı: Cinayetler Oteli

Yazar: Agatha Christie

İlk Yayınlanma Tarihi15 Kasım 1965

Baskı Yılı: 2005

Konu: Geleneksel bir dekor, görkemli bir yapı ve esrarengiz havasıyla "Cinayetler Oteli" Jane Marple için ideal bir yerdir. Bilinmeyen bir konuğun yanlış bir günde havaalanına gitmesi ile beraber başlayan ilginç olaylar akışının inanılmaz bir şekilde gelişmesi Miss Marple için tahmin edilemezdir.

Özet: Bess Sedwich bir otomobil yarışçısıdır ve hayatı tehlikelerle doludur. Bu nedenle kızının, Elvira Blake’in yani vasilerinden biri Albay Luscombe olur. Elvira Blake, 21 yaşına girdiğinde reşit olacaktır. Bess Sedwich’in arkadaşı Ladilus Milanowski ile gizli gizli buluşur.  
         Elvira Blake, sürekli ne kadar parasının olduğunu ve öldüğünde parasının kime kalacağını öğrenmeye çalışır. Bu durum, vasilerinden biri olan Albay Luscombe ve avukat olan vasisinin garibine gider ve kendilerinin hiç hoşlanmayacağı bir sevgilisi olduğunu düşünmeye başlarlar.
İngiltere’de bulunan Bertram Oteli’ne dalgın bir piskopos gelir. Adı Piskopos Pennyfather’dır. Bir günlüğüne başka bir ülkedeki toplantıya katılmak için otelden ayrılıp havaalanına gider.
Ayın 18’i olduğunu zannetmektedir ama ayın 19’udur. O gün bir posta treni soyulur. O olayların olduğu akşam Piskopos Pennyfather Bertram Oteli’nde saat sabahın üçü civarında, Jane Marple ve bazı görevliler tarafından görülür. Herkes onun toplantısının birkaç saatte bittiğini ve geri döndüğünü sanır.
O günlerde Miss Marple bir kafeye gittiğinde, Elvira Blake’in Ladilus Milanowski ile buluştuğunu görür. Gizli gizli buluştuklarını anlar ve ne konuştuklarını anlamaya çalışır.
Herkes onu arar ve en sonunda bir arabanın ona çarptığı, bu nedenle beyin travması geçirdiği öğrenilir ve bir çiftçi ve karısı ona yardım etmek için onu evlerine alırlar.
Piskopos Pennyfather’ın yerini öğrendikten hemen sonra Bess Sedwich’in yani otomobil yarışçısının kızı Elvira Blake, Bertram Oteli’nin önünde, akşam saatlerinde öldürülmeye çalışır. Ama Bertram Oteli’nin koruması olan adam göğüsünden vurulur ve ölür.
Bu olaylar olurken Jane Marple da bir iki haftalığına o otele gelmiş ve olan olayları çözmeye çalışmaktadır. Miss Marple dışında herkes Ladilus Milanowski’nin yaptığını düşünür. Bess Sedwich ise Milanowski ile hiçbir ilgisi olmadığını, hatta kızının onu tanımadığını düşünür.
Bess Sedwich kızının yaptığını anlar. Bu arada Miss Marple otelin korumasının Bess Sedwich’in eski eşi olduğunu söyler.  Bess Sedwich de kızını korumak için bir hikâye uydurur. Herkes onun anlattığı hikâyeye inanır ve kendisini tutuklamaları gerektiğinde ‘Önce beni yakalamanız gerek’ der ve camdan atlayarak kaçmaya başlar. Polisler başka yerlerdeki polisleri arayarak onu yakalamaları gerektiğini söyler ve Bess Sedwich bu arada ölür.
En sonunda Miss Marple, Bess Sedwich’in anlattığı hikâyeye inanmamaları gerektiğini ve bunların hepsini Elvira Blake’in yaptığını düşündüğünü söyler. Kız itiraf eder ve hatasını anlar. Öte yandan Bess Sedwich de zaten ölmeden önce suçu işlediğini iddia etmiştir. Miss Marple, kızı korumak için, bu konuyu daha fazla kurcalamaz, Sedwich’in suçlu olduğu söylenir ve roman da burada biter. 

Kitap ile İlgili Yorumlarım

Muhteşem bir kitaptı. En başında yaklaşık bir 15 sayfa kadar oteli betimlemişti. Ben olsam betimleme bölümünü biraz daha kısa tutardım. Ama onun dışında kitap muhteşemdi. Zaten konusu ve başlığı da çok ilgi çekiciydi. Sonunda cinayeti işleyen hiç beklemediğim biri çıktı. Çok değişik ve heyecanlıydı. Agatha Christie’nin başka kitaplarını da okumayı planlıyorum.  “Ölüm Saatleri” kitabını aldım bile. Baş ucumda duruyor.

KİTAP YORUMLARIM-Kanatlı Sözler Bahçesi/Yunus Emre Yurdakul

Güzel bir kitaptı ama bazı şiirlerde ne anlatmak istediklerini çok anlamadım. Eski şairlerden bugünün şairlerine kadar yazdıkları en ünlü şiirlerin derlenmesini çok sevdim.

KİTAP YORUMLARIM-Eyvah Kitap/Mine Soysal

Çok güzel bir kitaptı. Yazarın farklı kişilerin kitaplar hakkındaki farklı bakış açılarını yazmasını ve en sonunda kitaplarla ilgili kendi bakış açısını yazmasını çok sevdim.

KİTAP YORUMLARIM-Bir Telefonluk Masallar/Gianni Rodari

Kitabın başlangıcını çok sevdim. Çok yaratıcıydı. Zaten ismi de çok dikkat çekiciydi. İçindeki masallar da oldukça başarılıydı. Ben de buna benzer içinde kısa kısa masal ve hikâyeler olan kitaplar yazmaya çalışıyorum. Bu nedenle bu ve bunun gibi kitapları örnek almaya çalışıyorum. Sene başından beri okuduğum en güzel kitaplardan biriydi.

KİTAP YORUMLARIM-Son Kara Kedi/Evgene Trivizas

Güzel bir kitaptı. Bazı bölümlerinde betimlemeler çok uzundu bu nedenle biraz sıkıcı gibiydi ama en sonunda çok heyecanlıydı ve hiç beklemediğim şekilde bitti. Betimlemeler uzun olsa da bu kitabı çok sevdim.  

KİTAP YORUMLARIM-Masal Masal İçinde/Ahmet Ümit

Çok güzel bir kitaptı. Farklı masalların aynı konu üzerinde toparlanmasını çok sevdim. Kitabın sonunda bütün masallardan ders çıkararak padişaha yardım etmelerini çok sevdim. İleride ben de buna benzer bir kitap yazmayı düşünüyorum. Ancak kuyumcunun hikâyesinde babası kuyumcuya ‘Eğer çok çaresiz kalırsan sana yaptırdığım bu halkaya kendini as.’ diyor. Ben hiç bir anne babanın çocuğuna böyle bir tavsiyede bulunacağını düşünmüyorum. Keşke kuyumcunun babası altın yumurtaları oğluna başka bir şekilde ulaştırsaydı. Çok değişik bir kitaptı. Zaten önceki ayın yorumunda da tahmin ettiğim gibi eğlenceli bir kitaptı.

KİTAP YORUMLARIM-Pál Sokağı Çocukları/Ferenc Molnár

Ben bu kitabın en başta çok sıkıcı olduğunu düşünüyordum ama yanılmışım. Çok güzel bir kitaptı. Çok sürükleyiciydi. Betimlemelerin uzun olması, insanın kafasında çok güzel canlandırmasını sağlıyordu. Hikâyenin geçtiği zamanların bu kadar eski olmasına rağmen, çok güzel betimlemişlerdi. En son bölümünün ilk beş altı sayfasında, Ernö Nemecsek hasta olduğu için neden herkesin o kadar üzüldüğünü anlamadım. “Alt tarafı bir üşütme. Biz her gün hasta oluyoruz. Antibiyotik verirsin olur biter.” diye düşündüm. Daha sonra bu olayın 1900’lülerin başında geçtiğini hatırladım. O zamanlar antibiyotiğin henüz bulunmadığını ve insanların en ufak hastalanmadan dolayı öldüğünü… O andan itibaren son 22 sayfasında ağlamaya başladım. Çok duygulanmıştım. Kitabı ağladığım için çok zor bitirdim. Keşke daha güzel bitirselermiş. Hem Nemecsek Arsa için kendi hayatından oluyor, hem de Arsa’ya üç katlı kocaman bir bina yapılıyor. Onun yerine Feri Áts’ın grubu ile arkadaş olup, Arsa’da hep birlikte oyun oynayarak mutlu bir hayat sürmeleri daha güzel olurdu ve bu şekilde biteceğini tahmin ediyordum.